• Tüm Kategoriler
    • YDS Exam Words En Çok Sorulan İngilizce Kelimeler Yargı Yayınları 2.Baskı

      Fiyat:
      32,50 TL
      İndirimli Fiyat (%30) :
      22,75 TL
      Kazancınız 9,75 TL
      Aynı Gün Kargo

      DİKKAT: Cause kelimesinin kullanımlarını çok iyi öğrenmelisiniz çünkü İngilizce sınavlarında en çok karşılaşacağınız kelimelerden bir tanesidir.


      "The explosion caused much damage to the building."
      Patlama, binada çok hasara neden oldu.

      His one second hesitancy led to a terrible accident.
      Onun bir anlık tereddütü korkunç bir kazaya neden oldu.

      Her laziness brought about her failing in the class.
      Tembelliği sınıfta kalmasına neden oldu.

      DİKKAT: Contribute to kelimesinin 2 anlamı vardır.

      Eğer cümle olumlu bir anlam barındırıyorsa ‘KATKI SAĞLAMAK’ anlamında çevrilir.

      Ancak cümle olumsuz bir anlam taşıyorsa ‘NEDEN OLMAK’ anlamında çevrilir.

      Aşağıdaki örnek cümleler durumu anlamanıza yardımcı olacaktır.

      Örn: Her wonderful acting certainly contributed to the success of the play.
      Onun mükemmel oyunculuğu, kesinlikle oyunun başarısına katkı sağladı.


      Örn: Smoking and alcohol contributed to his early death.
      Sigara ve alkol onun erken yaşta ölmesine neden oldu.


      BE CAUSED BY ifadesi kalıp bir kullanımdır ve İngilizcede sıklıkla karşılaşacağınız yapılardandır Anlamını ve eş anlamlı diğer kelimeleri de mutlaka öğrenmelisiniz.

      Her failing in the class was caused by her laziness.
      Sınıfta kalması tembelliğinden kaynaklandı.

      This terrible accident resulted from his one second hesitancy.
      Bu korkunç kaza onun bir anlık tereddütünden kaynaklandı.


      DİKKAT: Result kelimesi fiil olarak kullanıldığında edat olarak
      ya IN alır NEDEN OLMAK anlamına gelir ya da
      FROM alır –DEN KAYNAKLANMAK anlamına gelir.

      Their fight resulted from a misunderstanding.
      Kavgaları bir yanlış anlamadan kaynaklandı.

      The misunderstanding resulted in their fight.

      Yanlış anlama onların kavga etmesine neden oldu.
      UNIT 2
      NOUNS (İSİMLER)
      PART 1:
      Ø Ability
      Ø Bias
      Ø Crop
      Ø Disaster
      Ø Humidity
      Ø Impact
      Ø Issue
      Ø Proof
      Ø Region
      Ø Summit
      THROUGH
      İçinden; yoluyla

      Eş ve yakın anlamlıları:
      Inside
      Natural gas goes through the pipeline.
      Doğal gaz, boru hattından (borunun içinden) geçer.

      The railway runs through a tunnel.
      Demiryolu tünelin içinden geçmektedir.

      Eş ve yakın anlamlıları:
      Via
      By means of
      With the help of
      With the aid of
      Anlamı: yoluyla, sayesinde, yardımıyla
      It‘s easy to check your bank account through the Internet.
      İnternet yoluyla banka hesabını kontrol etmek kolaydır.

      You can lose weight through a strict diet.
      Sıkı bir diyet yardımıyla kilo verebilirsin.

      THROUGHOUT
      Boyunca, her yerinde
      Eş ve yakın anlamlıları:
      Throughout = All over

      1. THROUGHOUT kelimesi YER bildiren bir ifadeyle kullanıldığında HER YERİNDE anlamı verir.
      Throughout the city= şehrin her yerinde all over the world= dünyanın her yerinde
      Throughout Europe = Avrupa’nın her yerinde

      Pollution is a serious problem in most cities throughout the world.
      Kirlilik, dünyanın her yerinde çoğu şehirde ciddi bir problemdir.

      People all over the country are against the new legislation.
      Ülkenin her yerindeki insanlar yeni düzenlemeye karşıdır.

      2. THROUGHOUT kelimesi ZAMAN bildiren bir ifadeyle kullanıldığında BOYUNCA anlamı verir.
      Throughout his life = hayatı boyunca 
      throughout the year = yıl boyunca all over the week= hafta boyunca

      House prices continued to rise throughout the year
      Ev fiyatları, yıl boyunca artmaya devam etti.

      He yawned throughout the performance.
      Gösteri boyunca esnedi.

      DİKKAT: All over şeklinde olan bu kalıp ifade bölünerek edat sorusu olarak sorulmaktadır.

      Account for kelimesinin 2 anlamı vardır.

      1. explain: açıklamak, hesabını vermek
      2. be madeup of: den, oluşmak, oluşturmak, karşılık gelmek

      How do you account for this sudden improvement in his test scores?
      Test sonuçlarındaki bu ani gelişmeyi nasıl açıklarsın?

      We must generate a new theory to account for these phenomena.
      Bu olayları açıklamak için yeni bir teori üretmeliyiz.

      The treasurer has been able to account for every penny of expense.
      Veznedar, her bir harcamanın hesabını verebildi.

      The new government accounts for a coalition of three parties.
      Yeni hükümet, üç partili bir kualisyondan oluşmaktadır.

      Women account for the vast majority of our customers.
      Müşterilerimizin çoğunluğunu kadınlar oluşturur.

      DİKKAT : Boşluktan sonra sayısal bir ifade ya da oran varsa ACCOUNT FOR kelimesi OLUŞTURMAK anlamında hemen hatırlanmalıdır.

      Bulut Belirtme Çizgisi: CARRY OUT
      Yapmak, yürütmek, uygulamak



       

      Eş ve yakın anlamlıları:
      Perform
      Conduct
      Implement
      Enforce
      Tomorrow we must carry out our secret plan.
      Yarın gizli planımızı yapmalıyız(uygulamalıyız)

      Our soldiers carried out a successful attack yesterday night.
      Askerlerimiz, dün gece başarılı bir saldırı yaptılar.

      The hospital is carrying out tests to find out what‘s wrong with her.
      Hastane, ondaki problemin ne olduğunu anlamak için testler yapıyor(uyguluyor)

      DİKKAT: Phrasal verbs sorularında boşluktan önce ya da sonra search (araştırma), project, experiment (deney), test, orders/instructions (emir/talimat) gibi bir kelime varsa CARRY OUT (yapmak, uygulamak)
      akla gelmelidir,

      Don‘t blame me, I‘m only carrying out the orders/instructions.

      Beni suçlama. Yalnızca emirleri/talimatları uyguluyorum.



       


      no longer = no more

       

      not…… any longer. = not ……. any more.

       

       










      DİKKAT: Bu ifadeler ARTIK anlamı verir ve içinde bulundukları cümleler olumsuz olarak çevrilir.

      ** no longer ve no more ifadeleri cümlede esas fiilden önce gelir.

       

      ** any longer ve anymore ifadeleri de cümlenin en sonunda kullanılır.(Noktadan önce gelirler)

       


      ** Aşağıdaki cümlelerde bu yapıların kullanıldıkları yerler örnek cümlelerde gösterilmiştir:
      ÖRN 1: Your father will no longer give you any money= Your father will no more give you any money.
      ÖRN 2: Your father won’t give you money any longer= Your father won’t give you money any more.
      Örnek cümlelerin anlamı: ARTIK baban sana hiç para vermeyecek.
      After she moves to the city, we won‘t see her anymore.
      Şehre taşındıktan sonra, artık onu görmeyeceğiz.
      We used to go to the cinem a lot, but we don‘t go any longer.
      Eskiden çok sinemaya giderdik, ama ARTIK gitmiyoruz.
      The cinema is no longer used.
      Sinema , ARTIK kullanılmıyor.

      We can no longer waste time and money.
      Artık zaman ve parayı israf edemeyiz.
      NOT:

      YDS EXAM WORDS kitabı ve YDS KELİME SORULARI ve ÇÖZÜMLERİ kitabı birbirini tamamlayan kitaplardır. Birinci kitapta konu anlatımı varken 2. kitapta bu kelimelerin soruları bulunmaktadır.

      Bu nedenle, kelimeleri daha iyi öğrenmeniz için YDS EXAM WORDS kitabı ile YDS KELİME SORULARI ve ÇÖZÜMLERİ kitaplarını beraber çalışmanızı tavsiye ediyoruz. 

      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786053072768
      MarkaYargı Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786053072768

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.